• mutluhocayaözgürlük

"Her daim neşeyle, inatla, dayanışmayla direnmeyi."

NDS’de geçirdiğim yılları çoğu zaman büyük bir iç sıkıntısıyla anıyorum, ancak lise hayatımda bu iç sıkıntısının dağıldığı bazı mucizevi anlar da yaşadım. Mutlu’nun dersleri de o gri sis bulutunun dağıldığı; sınıfa kıpır kıpır bir heyecanın yayıldığı o anların başında gelir. Tören veya tatil gibi sebeplerle tarih dersini yapamadığımızda ne kadar üzüldüğümü bugün bile hatırlıyorum. Zira Mutlu, çoğu öğretmenin aksine, öğretmenliği sadece mesai saatlerinde üzerine geçirilen bir gömlek gibi görmezdi: Onun öğretmenliği gündelik hayattan, sokaktan, kitaplardan, filmlerden, kedilerden, köpeklerden... kısacası tüm dünyadan beslenirdi. Yani Mutlu, beklenilenin aksine dış dünyadan kopuk, steril bir sınıf ortamı kurgulamazdı; tam tersine hepimizi “uzak”, “yabancı”, “öteki”addettiklerimiz üzerine düşünmeye teşvik ederdi. Daha sonraki yıllarda hayatımın her alanında gözetmeye çalıştığım bu konfor alanından çıkıp, öteki’ne bakma; onu anlamaya çalışma halinin etik ve entelektüel bir sorumluluk olduğunu ilk olarak Mutlu’nun derslerinde fark ettim. Mutlu’nun derslerinde fark ettiğim, öğrendiğim başka pek çok şey daha var elbet, ama en önemlilerinden biri de şu: Yanılmıyorsam sohbetlerimizin birinde Mutlu,

‘öğretmenlerimizden hayata karşı nasıl durmamız gerektiğini de öğreniriz’ gibi bir şey söylemişti. İşte ben de sorgulama, eleştirel düşünme, analiz etme gibi entelektüel becerilerin, veya tarih, sosyoloji, edebiyat, felsefe, sinema... alanlarında öğrendiğim çeşitli bilgilerin yanı sıra, Mutlu’dan çok kıymetli bir şey daha öğrendim: Hayata karşı onurlu bir duruş sergilemeyi;

Bunun için ne kadar teşekkür etsem az.

Alâra Kuset, NDS ‘12

55 görüntüleme
This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now