• mutluhocayaözgürlük

Cengiz Çağla'dan Mektup Var: "Çünkü sen Mutlu'sun!"

Mutlucuğum,


Uzun zamandır sana yazmak istedim. Yazamadım bir türlü. Niyetleniyorum, olmuyor. Özgürlüğünü kısıtlayanlara kızıyorum, duygusal bir şeyler çiziktiriyorum, sonra beğenmeyip siliyorum. Bugün itibariyle tam doksan bir gündür özgürlüğünden yoksun olduğunu, yılbaşını cezaevinde karşıladığını biliyorum. Neden diyorum, nasıl diyorum, saçmalık diyorum, açıklamaya çalışıyorum. Kızıyorum da kızıyorum. Sonra, sakin ol diyorum kendi kendime, bu zamanda bu ülkede tutuklanmak için makul bir sebebe ihtiyaç yok ki…


Sonra birden aklıma babam geldi. Ve lisedeki yıllarımız… Hatırlarsın, emekli polisti babam. Küçüklüğümde bana kendisine 1940’lu yılların sonunda Polis Okulu’nda öğretilen polis tanımını anlatmıştı: “Memlekette kanun hâkimiyetini ve hürriyetler nizamını korumakla mükellef ateşli silah taşıma yetkisine haiz kamu gücü”. Ya, böyle işte, “kanun hâkimiyeti” ve “hürriyetler nizamı”… Yani, kamu gücünün sana müdahale etmesi için iki şeyden birini yapmış olman gerekiyor. Ya eyleminle bir yasayı çiğnemiş olacaksın ya da diğer yurttaşların özgürlüklerini ortadan kaldırmış olacaksın. Bunların hiçbirini yapmadın sen. Yaptığına inanmam; çünkü sen Mutlu’sun, kırk iki yıllık dostumsun. Karıncayı incitmezsin, her zaman güler yüzlü ve saygılısın. Pozitif enerji yüklüsün. Ama sen Mutlu’sun, inandığın şeyin peşinden mutlaka sabırla gidersin, anayasal tüm haklarını da sonuna kadar kullanırsın. Sana müdahale edenlerin esas görevi –bir gün hatırlayacak olurlarsa- senin özgürlüğünü kullanmanı güvence altına almaktır, esasen.


Canım kardeşim, biliyorum ki senin çapındaki bir aydının fiziksel olarak kısıtlanmış olması önemli bir sorun değildir, biliyorum ki senin entelektüel özgürlüğünü asla sınırlayamazlar. Ben bu satırları yazarken sen muhtemelen savunmanın ayrıntıları üstünde çalışıyorsun ve 21 Şubat’ta tarihe geçecek bir savunma yapacaksın. Bir süredir saçma ve saçma ötesi işler yapan kamu gücüne en ince ve en veciz ifadelerle asli görevini hatırlatacaksın; bundan kuşkum yok. Ve fiziksel özgürlüğünü geri alacaksın. Çünkü sen Mutlu’sun.


Hep Mutlu ol, Mutlu kal, kardeşim, hasretle kucaklıyorum seni…


Cengiz Çağla, Akademisyen - Galatasaray Lisesi 116 Devresi.



294 görüntüleme
This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now