• mutluhocayaözgürlük

Özer Demirtaş'tan Mektup: Özgürlüğüne Kavuştuğunda Kutlamak Üzere Bir İçkiyi Senin İçin Ayırıyorum

Aslan GS Liseli,

Sevgili öğrencim,

Değerli meslektaşım,


1978-79 öğretim yılında 7. Sınıfta öğretmen-öğrenci bağlamında birlikteydik. Sınıfın dinamik grubu arasında yer alıyordun. Doğal gülümseyen yüzün ve capcanlı gözlerinle; derslerde dikkatli bir dinleyici, etkin bir katılımcı, yeri gelince söz alan ve düşüncesini yaman savunan bir öğrenciydin.


7/C Şubesi, belleğimdeki izlere göre dinamik bir sınıftı. Anımsadığım arkadaşların arasında ki, Başta Yavuz Aksoy geliyor, Ahmet Özbilge, Murat Başarı, Halil Hacıalioğlu, Argun Erkaya ve Besim Dellaloğlu var. Hatta geçen yıl Mayıs ayında bir akşam Levent’teki Cemiyet binasında karma bir toplantımız oldu. Besim, orada gruba “Modernizm ve Post Modernizm” konulu ufak çapta bir sunum yapmıştı.


O öğretim yılında sınıf etkinliklerinden birini anımsıyorum. “Aşure” adında sınıf duvar gazetesi çıkardınız. Yanılmıyorsam sınıf öğretmeninizdim, bu gazeteden de sorumluydum. İlk röportajı da benimle yapmıştınız. Sorulardan biri sevdiğim sanatçılarla ilgiliydi. Sevdiğimi söylediklerim arasında Bekir Yıldız, Sabahattin Ali ve Zülfü Livaneli… aklımda kalmış.


İçinde yer aldığın diğer bir etkinlik daha vardı; ancak sınıf adına değildi. Tanzimat Edebiyatından bir skeç hazırlamıştık. Bu olay, nasıl oldu da doğdu, anımsamıyorum. Gösteri, Tiyatro Kolu adına mıydı, bilmiyorum. Önemli bir rolün vardı. Değişik sınıflardan öğrencilerin izlediğini sanıyorum. Sözünü ettiğim iki kültürel çalışmada tüm kalbinle yer almıştın.

Sonraki yıllarda okulda bir arada olsak da sınıfta bir araya gelemedik. 1982’de Federal Almanya’ya gidince, bir süre okulla da bağım kesildi.


1990’lı yıllarda seni Kanal D’de tarih sohbetleri içerikli bir programda birkaç kez gördüm ve gururlandım. Karşımda bir tarih öğretmeni vardı. Dedim ki, “Sosyal dünyaya çok düşkün Mutlu, kişiliğine uygun bir meslek seçmiş.”


Aradan yine yıllar geçti. Sosyal yaşamın çeşitliliği ve hızı, bizi yine çakıştırmadı. Ta ki, Facebook Baba ortaya çıkıncaya dek. Sonunda Facebook arkadaşlığımız oldu. Arada görüşemesek de, çok kişiyle olduğu gibi zayıf bir iletişim bağımızı kuruldu. Bunda 2005 yılından beri İzmir’de yaşamamın etkisi olduğunu düşünüyorum.


HDP’nin Şişli İlçe Eşbaşkanı seçildiğini öğrendiğimde yeniden gururlandım. Çoğu kişinin görevden kaçmaya çalıştığı bir sırada sorumluluk üstlenmenin belirli bir özgüven, dayanıklılık ve cesaret istediği apaçık ortada.


Senin partine sağlayacağın yararın, iktidarı nasıl rahatsız ettiğini tahmin ediyorum. İktidarların iktidarlarını ne pahasına olursa olsun sürdürmek istediklerinde, demokratik hakları ortadan kaldırmaya çalıştıkları, tüm dünyada bilinen bir gerçek. Yanıldıkları nokta da bunu ilelebet sürdürebileceklerini sanmaları. Sonunda iktidarı yitirecekler. Ne yazık ki bu arada yitimin gerçekleşmesinde bazı bireyler, kesimler ve topluluklar, diğerlerinden daha çok bedel ödeyip çile çekecekler.


Şimdilik sadece kalbim seninle…


Seni yıldıramadıklarını gördükçe ezilip hırçınlaştıklarını, bundan da direncinin arttığını inanıyorum.


Özgürlüğüne kavuştuğunda kutlamak üzere bir içkiyi senin için ayırıyorum.


Üzerine de adını yazdım.


Gözlerinden öpüyorum


Özer Demirtaş




50 görüntüleme
This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now